Öğrenciler birer patlamamış mısır olarak okula gelirler ve bizim onları pişirmemiz nispetinde zamanı geldiğinde patlamaya başlarlar. Kimisi zamanında kimisi zamanından önce veya sonra patlar. Bizim istediğimiz zamanda patlayan öğrenciler bizim anlattığımız konuları zamanında kavrayanlardır. Erken patlayanlar konuları çabuk kavrayan öğrenciler, geç patlayanlar ise konuları zamanında kavarayamayan öğrencilerdir. Bizim asıl yoğunlaşmamız gereken gurup zamanında patlayanları ve erken patlayanları ihmal etmeden geç patlayanlardır
Öğrenciler öğretmenlerinin her hareketini dikkatle takip eder ve o hareketleri sanki fotoğraf çeker gibi hafızalarına kaydederler. Daha sonra bu hareketleri bire bir uygulamaya başlarlar. Bu hareketleri öğretmenleri yaptıkları için bunların iyi veya kötü olmasına aldırış etmeden tatbik ederler. Bundan dolayı öğretmen olarak mesleğe başladığımız zaman bütün hareketlerimizin öğrencileri etkileyeceği gerçeğini unutmamalıyız ve hareketlerimizi bunu düşünerek yapmalıyız.
Son olarak öğretmen olarak öğrencilere bilgileri ilk elden vermek durumundayız.
Eğer bilgileri ilk veren biz olmasak o zaman öğrenciler o bilgilere ikinci veya üçüncü elden almak durumunda kalırlar. Bu da o bilgilerin bozulmuş halleriyle yada vurgulanmak istenen noktanın yerine başka yanlarının ön plana çıkarak öğrencilere ulaşmasına neden olur.